Giresun Işık Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 3,91 / Satış: 3,93
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65

21. YÜZYIL DA BÖYLE BİR TOPLUM

  • 11.07.2016

Almanya millett meclisi başkanı Herr Lammert; 21. yüzyılda demokratik yollarla seçilmiş böyle bir cumhurbaşkanının yaşıyor olabileceğine hayallerime bile getiremezdim diyor. Ona bu korkunç cümleyi söyleten, Türkiye’de ki sultan heveslisi olduğu söylenen Tayyip Erdoğan’ın, meclisde Ermeni açıklamasına katılıp evet oyu veren, türk kökenli milletvekilleri hakkında sarfettiği, kanları ve akılları donduran konuşması. Türk olamazlarmış, kan testi yaptırsınlarmış, almanlar kendi yaptıklarına baksınlarmış, kararı türk halkının kabul etmesi mümkün değilmiş…. Aynı terane, aynı hikaye…. Cavcav da cavcav…. Hergün bir veya bir kaç açıklama. Her konuya yorum, her konuda karar.. Adam haklı; arkasından gidenler, ağzından çıkanların kanun kabul edildiği, hemen kanun yapıldığı memleket de onun her gün konuşmasını, her konuda fikir beyan etmesini istiyorlar. O da beynindekileri ortaya döküyor. Bu kadar basit!

Türkiye’dekilerin anlamakda zorluk çektiği veya bazılarının anlamak istemediği bir nokta var; bizler artık Almanya’lıyız. Burada yaşamağa, kök salmağa ve temel atmağa karar verdik. Türkiye’de bizim memleketimiz. Yalnız öncelik burada yaşadığımız için matikman Almanya’nın. Türkiye’de olup bitenlerle, yaşanılanlarla ve yaşınılacaklarla, verilecek kararlarla uzaktan yakından ilişkimiz yok. İstesek bile ilişki kuramayız çünkü çok uzakta yaşıyoruz. Türkiye’de yapılanlar ve yapılacaklar bizim yaşamımızı etkilemiyor. Yaşanılanı imar etmek insanın doğasının gereğidir. Bizlerde bunu yapıyoruz. Milletvekillerimiz de Almanya’nın hizmetindeler. Türkiye’nin değil. Alman halkı onları Almanya’ya hizmet etsinler diye milletvekilliğine seçti. Aynısı Türkiye’de seçilen bütün milletvekilleri (doğu da seçilenler de) için de geçerli olmalıdır. Ama maalesef Türkiye’de olamıyor! Onun için Alman millet meclisinde katıldıkları bir oylamadan sonra, türk kökenli milletvekillerini kan testi yaptırmalarını istemek yaşadığımız 21. yüzyılda en hafifiyle çok iğrençtir! Sen memlekette istediğin gibi at oynatabilirsin, görüldüğü gibi oynatıyorsun da, ama kalkıp bir başka ülkenin meclisindeki milletvekilleri hakkında açıklama yapamazsın. Bu yetkiyi sana hiç kimse vermez. Olmayan yetkini kullanırsan, el oğlu, himayen altındaki yığışımlar gibi hey paşa, çok yaşa demez, ağzının payını verir! Sen bundan anlarmısın veya etkilenirmisin, dikkate alırmısın, bilinmez. Önemli de değil çünkü Albert Einstein’a göre söyleminin ve icraatının sorumlusu sen değil, senin söylemlerine ve eylemlerine müsaade edenler, göz yumanlar!

Ne diyor Einstein: “Die Welt wird nicht bedroht von den Menschen, die böse sind, sondern von denen, die das böse zulassen.”  Dünyayı zalim insanlar değil, ona bu fırsatı verenler tehdit ediyor. Bu cümle Tayyip Erdoğan’ın eylemlerinden kimlerin sorumlu olduğunu ayna gibi gösteriyor. Meclis başkanımızın sözlerinin muhatabı da otomatikman adı geçen şahsın arkasından koşanlar, ona kol kanat gerenler ve yaptıklarına karşı çıkmayanlar oluyor!

Sol Parti milletvekillerinin başını çektiği bir grup Tayyip Erdoğan’ı Almanya da mahkemeye veriyor. Gerekçeleri; Türk Silahlı Kuvvetlerinin Tayyip Erdoğan’ın emriyle memleketin doğusundaki şehirleri işgal ettiği, orada halka eziyet ettiği, insanları öldürdüğü, 200 kişinin diri diri yakıldığı bile iddia ediliyor. İki yüz sayfalık bir dilekçeyle açılan dava için ellerinde yeterinden çok fazla delil bulunduğunu belirtiyorlar. Alman baş savcılığına verilen dava dilekçesinin Tayyip Erdoğan’a herhangi bir yaptırım veya ceza getiremiyeceği biliniyor. Yeşiller’in başı çektiği ve iki büyük parti milletvekillerinin de katılacağı söylenen başka bir davanın Hollanda’da ki insan hakları mahkemesinde açılmasının ön çalışmaları açılıyor. Dava konusu tabi ki insan hakları suçlaması olacak. İşte bu mahkeme karar verecek konuma sahip. Tayyip Erdoğan mahkemeye çağrılmasa bile, burada açılan davanın ismi bir ayıp, bir çamur olarak Türkiye’nin üstünde kalacağı muhakkak!

Tayyip Erdoğan’ın Keçi sevicisi olduğunu belirten şiirin bir kısmını mahkeme ön karar olarak yayınını durdurmuştu. Yetmemiş olacak ki, Tayyip Erdoğan şiirin tamamının yasaklanması için tekrar dava açıyor. Söylemleriyle artık bu memlekette sadece fıkra konusu olan Tayyip Erdoğan’dan halk o kadar bıkmış olmalı ki, bir grup cumhurbaşkanlığının iptal edilmesi için dava açmaya hazırlanıyor! Yanlış okumuyorsunuz. Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasının sahte olduğu ortaya çıktı mı? Çıktı. Türkiye’de ki kanunlara göre cumhurbaşkanlığı seçimine aday olmanın ilk şartı üniversite diplomasına sahip olmak değil mi? Evet. Merhum Ecevit bu şartı yerine getiremediği için cumhurbaşkanlığına aday olamamıştı. Kalite yönünden…Neyse. Türkiye’de dava açılmıyor, açılamıyor, açılacak olsa, hakimler şirketten yana karar veriyor.. Bu kanunsuzluğa dur diyebilecek bir makam kaldı mı? Belli değil. Almanlar Tayyip Erdoğan’ın sahte diplomayla cumhurbaşkanı olduğunu, cumhurbaşkanlığının düşürülmesini için isteyecekler. Amaçları; Tayyip Erdoğan’ın makamını elinden alıp, bu makamın kürkü altına sığınıp, Almanya’da makama hakaret davası ve davaları açmasını önlemek. Dünya lideri bir dava açıyor hemen ardından Almanya’da yaşayan Trolleri sürüyle cumhurbaşkanımıza hakaret edildi davası açmak için avukatlara koşuyorlar. Adam çocuğunun veli toplantısına gitmekten aciz ama önderi için mahkemeye koşuyor! Davasının konusunu bile tanımıyor.

Türkiye hiç bir konuda başarılı olamıyor. Kimse aldırmıyor, hesap sormaya kalkmıyor! Vize serbestliği gelmiyor, kumsallarda in cin top oynuyor, hizmet sektöründe çalışanlar kan ağlıyor.. Hiç bir şey değişmemiş olmasına rağmen, dün düşman olan Rusya aniden tekrar dost oluyor. Dünden daha çok zulüm uygulamasına geçen İsrail ile kucaklaşılıyor! Yan bilgi: Birleşmiş milletler 2030 yılında iki milyona yakın insanın yaşadığı gaza şeridinin canlı yaşayamıyacak duruma geleceğini açıkladı! Tayyip Erdoğan’ı artık Almanya’da Avrupa’da kimse ciddiya almıyor. Politikacılar onun güvenilen bir insan olmadığını, onunla herhangi bir anlaşma yapılamıyacağını vurguluyorlar. Yâni Tayyip Erdoğan makamda kaldıkça, Türkiye’nin AB’line girmesi mümkün değil. Alman halkı da en azından yüzden seksenlere varan ezici bir çoğunlukla aynı görüşde. Hemen kendine pay çıkartıyor: Neymiş efendim AB müslüman olduğumuz için bizi aralarına almak istemezlermiş. Yanlış. Çok yanlış. Altmış yıl önce Almanya bize kucak açtı. O zaman biz müslüman değilmiydik? Bizler hâlâ o sıcak kucağın içinde yaşıyoruz. Başta almanlar olmak üzere, avrupalılar insanı insan olduğu için seviyorlar. İnsanca seviyorlar. Din üstünden bağlantı kurmuyorlar. Yaşanılan devlet düzeni insanlara tarafsız gözle bakıyor. Türkiye’de AKP (AK

Parti değil Tayyip Erdoğan güzelim Türkçe’mizin kurallarını çiğniyor hiç itiraz etmiyorsunuz harflerin seslendirmesini beceremiyor gık yok Ce He Pe yerine Ce Ha Pe diyor Türkçe’de Ha yoktur He vardır Türkçesi AK Partisi’dir) iktidara geldikten sonra türban başta olmak üzere islam üstünden yaylım ateşi başlatıldı. Avrupayı ve avrupalıyı yaşatan bütün değerler ayaklar altına alınmağa, yerlerine islami değerler getirilmeğe çalışılmağa başlanıldı. Hangi topluluk kendi değerlerini çöpe atmağa kalkışan, varlığını ortadan kaldırmağa uğraşan başkasını kabullenir? Alman halkının yüzde sekseninin bu müslümanları aralarında görmek istememesine insanın doğasına uygundur. Hiç kimsenin ne almanlar bizi sevmiyor ne de müslüman olduğumuz için bizi AB’e almak istemiyorlara sarılmağa pardon yatmağa kalkmasınlar, kimseyi inandıramazlar.

Önceki gün uzun bir aradan sonra 79 yaşındaki Hasan Ağbimle karşılaştım. Altmış yaşından emekliye ayrıldıktan sonra, yaşamının bir bölümünü Türkiye’de geçirmeğe başlamış. Daha Türkiye hayatın nasıl sorusunu tamamlayamadan, Ayhan bey inanırmısın, Almanya’ya her geldiğim de çok rahat ediyor, derin bir ooohhhh çekiyorum, Türkiye bize göre değil. Okuyucularımızın keyfini kaçırmamak için Hasan Ağbimin sözlerini süzgeçten geçirerek yazmayı tercih ediyorum! Bu dinsiz imansız gâvurların! çoğu bizlere akrabalarımızdan daha yakın, daha sıcaklar! Bu insanlığın temelin de beyinleri insan sevgisiyle doldurulmuş insanlar var. İşte biz o insanların içinde yaşıyoruz ve halimizden çok memnunuz.

Tayyip Erdoğan avrupaya dünyaya meydan okumasına aynı şiddetle cevap beklenmesin! Hiç bir avrupalı politikacı, hangi makam da olursa olsun, kendisinde öyle bir güc bulamıyor çünkü sistem (demokrasi) müsaade etmiyor. Onun için meclis başkanımız 21. yüzyılda böyle bir insanın yaşıyor olabileceğini düşüncelerimde bile yaşatamazdım diyerek, bu memlekette sınırı olmayan kendi düşünceleriyle Tayyip Erdoğan’ın saçmalığını pardon konuşmasını cevaplandırıyor.

Kan testiyle türklük veya almanlık belli olmaz. Müsaade buyurulursa DNA testi yaptıralım; hıristiyanıyla müslümanıyla, yahudisiyle ateistiyle, bütün insanların akraba olduklarını görürüz!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Mersin'de vazgecilmez an gecirmek isteyenlerin sitesi escort sizleri bekliyor!
Turkiyede adini duyurmus en kalitali porno film izleme sitesi porno videolar
www.mobilsikisleri.com
3D ile Porno izle
porno izlemek zevkli porno filmler hd mobil porno izle

mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno ,