Giresun Işık Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 3,91 / Satış: 3,93
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65

“DU BAKALİ N’OLECEK?”

Seyfullah Çiçek
Seyfullah Çiçek
  • 06.12.2016

Aziz Nesin’in meşhur öykülerinden biridir, “Du bakali n’olecek?”
Öykü uzun olduğu için, birkaç satırla özetleme yapacağım.
Merak edenler, internetten bulup okuyabilir.
Efendim, olay Fıtık amca ile karısı Necmiye arasında geçer.
Kadın, Fıtık amcayı bir şekilde aldatır.
Aldatma olayını kocasına ta başından sonuna kadar safha safha anlatır.
Karısı anlattıkça öfkeden kızan, köpüren ama öykünün sonunu da merakla bekleyen

Fıtık amca, her safhanın sonunda hep şu soruyu sorar:
-Du bakali n’olecek?
Derken, olay gelip dayanır yatak odasına.
Bu son safhayı, öyküden alıntıyla noktalayalım:
“-Boncuk boncuk ter döküyordu Fıtık amca.
-Yok yahu… Peki, ne oldu Nacmiyaa? Ne yaptı?
-Aynen senin her gece yaptığını…
Beyninden vurulmuşa dönen Fıtık amca ne yapsın şimdi?
Karısı o denli saf ki, başına kötü bir şeyin geldiğinden bile haberi yok ki…
Döğse olmaz. Kovsa olmaz.
Erkekliğe toz kondurmamak, yiğitliğe krem sürdürmemek için Fıtık amca şöyle

der:
-Amaaaaan Nacmiya, ban da muhim bişey zannediyordum.
Du bakali n’olecek diye boşuna merak etmişim.”
Kıssadan hisse.
On dokuz yıldır…
Her seçim yenilgisinden…
Her AKP’ye koltuk değnekliğinden sonra…
“Du bakali n’olecek?” diye diye bugünlere kadar geldik.
Hadi yarıdan çoğumuz geç de olsa uyandık.
Parti resmen olmasa bile fiilen AKP’nin kucağına teslim edilmiş…
Hala daha, “Du bakali n’olecek?” diye “Bilge Lider”(!)in ağzından çıkacak

“hikmetli sözler”(!)e odaklanmış Ülküdaşlarımız var.
Onlara ne demeli?
Allah aşkına, “Du bakali n’olecek?”in makul ve mantıklı bir cevabını bilen varsa,

lütfen söylesin…
Biz de tükürdüklerimizi yalayalım.
Bekleyelim, görelim…
“Du bakali n’olecek?”

***

BİR İNSANIN AR DAMARI ÇATLAMIŞSA EĞER…

“Ar damarı çatlamış”: “Utanç duyulacak şeyleri hiç sıkılmadan yapan, utanmaz” anlamına gelir. (TDK Türkçe Sözlük, 10.Baskı, Ankara, 2005, s.109)

Bir insanın ar damarı çatlamışsa eğer…

Kendi delegelerinden korkup, kurultaydan kaçarken…

Birden bire demokrasi havarisi kesilerek “Referandum”(Halk oyu) dan bahsetmekten utanmaz.

Bir insanın ar damarı çatlamışsa eğer…

Yıllarını bu davaya vermiş pırlanta gibi yol arkadaşlarını birer birer partiden atarken…   Daha dün kendisi için, Türk Milliyetçiliği için etmedik hakaret bırakmayan AK-it ve

benzerleri medyanın bugün kendisine övgüler düzmesinden utanmaz.

Bir insanın ar damarı çatlamışsa eğer…

Daha dün seçim meydanlarında; “Al hilali, ver Bilal’i” diye avaz avaz bağırırken…

Bugün keskin bir U dönüşü yaparak, bırakın Bilal’i almayı, üstüne üstlük Bilal’in babasına teslim olmaktan utanmaz.

Bir insanın ar damarı çatlamışsa eğer…

Daha dün seçim meydanlarında; Debreli Hasan edasıyla “Hesap sormazsam namerdim” diye naralar atıp, dağları inletirken…

Bugün AKP’nin “Yedek lastiği”, “Koltuk değneği” gibi yakıştırmalarla anılmaktan utanmaz.

Bir insanın ar damarı çatlamışsa eğer…

Daha dün parlamenter sistemin yılmaz savunucusu iken…

Bugün AKP ile kol kola girip “Başkanlık” ya da kamufle edilmiş haliyle “Partili Cumhurbaşkanlığı” konusunda kraldan daha çok kralcı olmaktan utanmaz.

Utanmak, sokakta yürürken kimsenin yüzüne bakamayan bizlere düşüyor yine.

Ne diyelim, kader utansın!

***

EN SEVİLEN LİDER!
Size bir soru?
Ülkemizde şu anda mevcut siyasi liderler arasında en sevileni kim?
Diyeceksiniz ki, “Hoppalaaa…Hocam!”:
-Böyle de soru mu olur, tabi ki milletimizin %49’nun oyunu alan “Reis”!
Pışık, siz öyle zannedin!
Ülkemizde bugünlerde “Reis”iyle, Binali’siyle, AKP’lisiyle, AK-it başta olmak üzere

bir yığın medyasıyla…

Aşk derecesinde sevilen, ilgi odağı olan, üzerine toz kondurulmayan, yere göğe sığdırılamayan, gözlerinin içine bakılan, el bebek gül bebek el üstünde tutulan öyle bir lider var ki…
“Reis”in, neredeyse pabucunu dama attıracak cinsten.
Şaka değil, gerçekten öyle.
Vurun “Reis”in %49’unu bu liderin üstüne.
“Du bakali n’olecek?” diye, hala kendisinden bir keramet bekleyen % 2 veya 3’ü de ekleyin bu rakama.
Kaç etti?
Yüzde 51-52!
E, her pir-i faninin harcı değil hem “Bilge” hem de “çok sevilen” lider olmak!

Var mı itirazı olan?

***

MESELA DEDİK!
Demiş ki; “Esed’i devirmek için Suriye’deyiz.”
Devam etmiş: “Bu şerefli görev için MAHDUMLARI da cepheye göndereceğim!”
Mesela dedik!
Demiş ki; “AVM kiralarınızı LİRAYLA ödeyin.” 
Devam etmiş: “ Biz OSMANGAZİ köprüsünde LİRAYA geçerek ilk adımı

atacağız!”

Mesela dedik!
Demiş ki; “…İsraf ekonomisi almış başını gidiyor. Bir ailenin içinde bir tane

araba değil bakıyorsunuz iki tane, üç tane araba var, hanımda, çocukta, çocuklarda…

Hepsinde arabalar… Bunun adı israf ekonomisidir…”
Devam etmiş; “İlk önce KÜLLİYE’den, makam uçaklarından, makam arabalarından, gemiciklerden başlayarak israfın kökünü kazıyacağız!”
MESELA dedik!

                                               ***

Diyor ki:

“Dolarlarınızı bozdurun, TL’ye geçin!”
Ele verir talkını, kendi yutar salkımı!

***

ÇENEMETRE

Termometre: Sıcaklık ölçer
Barometre: Hava basıncını ölçer.
Monometre: Gaz ve sıvı basıncı ölçer
Hidrometre:Yoğunluk ölçer
ÇENEmetre: Dolar ölçer!
Bir sussa, DOLAR düşecek amma…
Bir saniye susmuyor ki!

***

GEL DE REZA’YI ARAMA ŞİMDİ!

Dolar’ın yükselmesi bence…
ABD‘nin New York Savcısı Preet Bharara’ nın başının altından çıkıyor.
Ne bok yemeye tutuklattı, “Altın Adam” Reza Zarrap’ımızı?
Herif çil çil altınlarını devreye sokup…
Cari açığımızı çoktan kapatmıştı!

***

Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı.

Söyleyin dostlar…

Nasıl DOLAR?!

***

REKTÖR’ÜN PAŞA GÖNLÜ

Göreleli şairimiz üstat Ahmet Kaçar diyor ki:
“Boşuna akort etmişiz biz zurnayı tiz nevaya
Hiç bu perde üzerinde ‘Muhayyer Faslı’ olur mu?
Od yaksan toprak ısınmaz cemre düşmeden hevaya,
Sokak ibişinden Kerem, Kezban’dan Aslı olur mu?”
“Olmaz”
tabi!

Başka “olmaz”lar da var.

Mesela;
“Tahtadan tüfek, bamyadan fişek, keçi bokundan saçma” olur mu?
-Olmaz!
“Kaz uçarsa, Laz da uçar mı?”
-Uçmaz!
“Sinekten yağ çıkar mı?”
-Çıkmaz!
“Ağu çiçeği gül kokar mı?”

-Kokmaz!
“Yeri önemli değil; ülkemizin her hangi bir yerinde, her hangi bir “Güzel Sanatlar

Fakültesi”ne…

Coğrafyacı’dan “Dekan”, İlahiyatçı’dan “Dekan Yardımcısı” olur mu?”

-Bak işte, bu hiç olmaz!
Nah olmaz, bal gibi olur!
Eğer o fakültenin bağlı olduğu üniversitenin rektörünün paşa gönlü istiyorsa…
“Tekeden süt bile sağar”!

***

SANAT VE SİYASET

Sanat ve siyaset…
Bir birlerine eksi ve artı kutuplar kadar zıt iki kavram.

Sanatçı özgür olmalıdır…

Birilerinin adamı değil!

Çünkü…
Özgür olmayan sanatçı, sanat üretemez.
Her hangi bir sanat kurumunun…

Örneğin, “Güzel Sanatlar Fakültesi”nin içine siyaset sokarsanız…
Orada sanat hariç; birilerine yaranma adına her türlü dedikodu, nifak, çirkinlik üretilir.

Beyler!
Gençlerimiz, güzel ülkemizin dört bir yanından sanat öğrenmek amacıyla Görele’ye

geliyor…
İslam‘ı yeniden keşfetmeye değil, aklınızı başınıza alın!

***

 

BİR AYET:

“Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar

arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder. (Nisa 58)

                                               ***

ZİYA PAŞA’DAN BİR BEYİT:
“Ne günlere kaldık ey gazi hünkar,
Katır defterdar oldu, eşek mühürdar.”

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Mersin'de vazgecilmez an gecirmek isteyenlerin sitesi escort sizleri bekliyor!
Turkiyede adini duyurmus en kalitali porno film izleme sitesi porno videolar
www.mobilsikisleri.com
3D ile Porno izle
porno izlemek zevkli porno filmler hd mobil porno izle

mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno ,