Giresun Işık Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 3,95 / Satış: 3,97
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65

EDMUND EMCEM SEKSEN DEDİ

  • 05.08.2017

Nüfusu sekseniki milyonu geçen Almanya yemyeşil bir ülke. Yerleşim alanları Türkiye’ninki kadar kalabalık değil ama birbirlerine çok yakın. Her şehrin, kasabanın ve köyün, insanların ve hayvanların, evet yanlış okumuyorsunuz hayvanların ihtiyaç duydukların da, arzu ettiklerin de içlerine daldıkları ormanlıkları var. İnsanlar tabiatı kendilerinin ve beraber yaşadıkları hayvanların yararlanacağı şekilde tanzim etmişler, ediyorlar. Bu güzelliğe yakın aile dostumuz Edmund Emcemin 80. yaş gününü kutladığımız küçücük, şipşirin, tabiatın koynuna kurulmuş köy de bir daha tanık olduk.

30 kilometrecik uzağımızda dar ve sarp yollardan tırmanılan, trafiği bol Ren nehrine tebeden bakan köyde ters yöne çalıştığını veya hiç çalışmadığını görür, duyar gibi oluyorsunuz! Herşey var, hiç kimse yok! Saatlerin 11:32’yi gösterdiği sırada, arabanın motorundan başka sesin duyulmadığı, restoranttan çok çiftlik evine benzeyen mekanın kabısına park edip içeri girdiğimiz de, kaleden aşağıya doğru  uzanan çimenliğin terasın da, Emcemizin doğum gününü kutlamak için toplanan misafirlerin bizi beklediklerini görüyoruz. 11:30 demişlerdi, üç dakika geç kalmışız! Almanların bu dakikliğine, bu düzenine ve disiplinine bayılıyorum. Geniş bir alana yayılan çimliğin üstündeki şezlonglarda, masalarda göz gezdirirken, küçük bir karaca ile göz göze geliyorum! Aramızdaki küçükler hemen karacanın yanına koşuyorlar. Karaca emniyetli mesafeden çocukları incelemeğe alıyor! Önceki hafta köyümüzün ortasında aniden önümüzden bir geyik geçince şaşırıp, köpeğini ihtiyaç gezintisine çıkaran hanımefendinin söylemiyle, son aylarda köylerimizin kıyılarında yaşayan geyiklerin, evlerimizin yanlarında dolaşmağa başladıklarını öğrenip, şaşırmıştık.

Marangozluktan emekli  Edmund Emcem 1,78 cm boyunda, 78 kilo ağırlığında. Hiç boş durmuyor; evindeki atölyesin de masa sandalye, kapı pencere yapıyor. Meşgalesini de, emekli eğlencesi olarak tanımlıyor. 78 yaşındaki eşi Hildegart hanımla yoga ve jimnastiğe gidiyor. Boş vakit bulduklarında, o orman senin, bu tepe benim, yürüyorlar. Yılda iki veya üç sefer otomobilleriyle Hollanda Kuzey Denizi kıyısına tatile, çeşitle kereler de memleket içinde bir kaç günlük şehir turlarına çıkıyorlar.

Köpüklü ve portakallı şarap hoşgeldinizin akabinde mekanın salonuna geçiyoruz. En genç çift bizmi olacağız telaşıyla gittiğimiz kutlamada, çok daha genç olanları görünce rahatlıyoruz. Tabi ki çoğunluk seksen yaş dolaylarında seyrediyor. Ama hepsi kendi güçleriyle, başkalarının yardımına ihtiyaç duymadan yaşıyorlar. Tablo insana mutluluk veriyor. Herkesin otomobili, ehliyeti var. Dönüş yolu sürücüleri alkole yanaşmıyor. Yine de bazılarımız bir kadeh güneş enerjisi, (şarap) bir iki duple köpüklü altun, (bira) yudumlamadan duramuyor! Solumuzdaki seksenlerin ilk yarısındaki çift, dijital fotoğraf makineleriyle güzel kareler yakalamanın yarışı içinde. Karşımızdaki iki ay sonra seksenini dolduracak Edmund Emcemin kayınçosu Rainer’nın keyifi gözlerine vuruyor; biranın birini boşaltmadan diğerini dikliyor; dönüş yolunun kaptanlığını hanımı yapacak. O da daha masaya oturmadan köyü dolaşmağa çıkmış. Dönüşün de; sokaklar da kimse olmaması hoş değil ama yaşlılık da düşünülebilinir! Madamın yaşı 81! Bu arkadaşlar ne zaman yaşlanacaklar acaba?

Kadehlerimizi doğum günü çocuğunun şerefine kaldırdığımız da, zarif vücuduyla, gülen yüzüyle, tuttuğu şarap bardağının rengiyle uyuşan bluzu ve karbeyazı saçlarıyla, Rainer’nın komşusu dikkatleri üstüne çekiyor. Elizabeth hanım 62 yaşındaki oğlu Herbert ve kocaman köpekleri Sayla ile birlikte gelmiş. Hergün bir kadeh kırmızı şarap içtiğini söyleyen Elizabeth hanımın yaşı 88. Kırmızı şarap kadehi normal şişenin yarısı demektir! Elizabeth teyze yalnız yaşıyor, tek arkadaşı elindeki bastonuymuş!  Oğlu Herbet komşuları Edmund için şarkılar yazmış ve bestelemiş. Servisin ikincisini mideleremize indirdikten sonra beraberce, Herbert’in gitarının eşliğinde şarkılar söylüyoruz; Herbert’in önlerimize koyduğu metinlerden okuyarak! Şarkı sözleri; yükseklere tırmanan yaşların artık daha aşağılara inemiyeceğini, gençlikte yaşanılanların bir daha tatılamıyacağını, duygu dolu dalgalarla limanlarda dolaştırıyor! Seksen yılın insan hayatına verdiklerinin ve götürdüklerinin meşalesini yakıp söndürüyor!  Sayla’da battaniyesinin üstünden bize eşlik ediyor! 62’lik Herbert efendi Amerikalı öğretmen hanımın arzusunu kırmayarak, ingilizce iki şarkı patlatıp, masanın üstündeki şarkı metinlerinin hepsini toparlayıp önüme koyarak; sırada ki doğum gününde hepsini okursun baharatıyla programını kapatırken; senin sekseninde mi soruma, masanın en ucundaki ellilik Thomas gürleyen sesiyle cevaplıyor: 4 hafta sonra! Herbert’in yüzündeki gülücükleri! tahmin edebilirsiniz! Salon da yükselen kahkahaları da.

Amerika’dan gelen alman asıllı highschool eğitimcisi Emilia hanım, başkan Trump’dan hiç memnun değil. Meksika sınırında demokrat bir şehirde yaşayan eşi kızılderili Emilia hanım Trump karşıtı organizasyonlar düzenliyor. Trump başkan olduktan sonra memleket ayarının bozulduğunun altını çiziyor.

Pasta kahve bölümünde 88’lik hanımcığın kofeinsiz kahve içtiğini, gün ortası şenliğinde sert içkilere yanaşmayan seksen üstü genç! çiftlerin akşam yemeklerin de  45-50 derece şinaps-bir nevi rakı- içtiklerini belirtmeleri, dinç kalarak, uzun yaşamanın sırrını ifşa eder gibi!  Restorantın çimenliğinden karacaların ağaçların arasından bizleri izlediğini görünce, aralarında bulunma mutluluğunu yaşadığımız toplumun, hayvanları da yaşamının içine almış olmasının mutluluğunun, onların gözlerine de yansıdığını görüyoruz! İnsanlardan kendilerine zarar gelmediğini anlayan hayvanlar yaşam alanlarını kabımıza kadar genişletiyorlar.

Köy yürüyüşümüz de geyik hızla önümüzden geçtiğin de gözlerimize inanamadık. İmdatımıza kocaman köpeğiyle gelen bayan yetişti; yanlış görmediniz geyik di! İşten gelip üstümü dahi değiştirmeden, köpeğimin ihtiyacını gidermesi için çıktık. Açık alana gelene kadar bekletiyor, çişini, kakasını. Belindeki çantacığı göstererek; bakın kargalara da yem getiriyorum. Onlar yerken köpeğim seyrediyor, yem vermeden geçmek yok, havlamaya başlıyor. Kargalar onun sesine alıştılar, duydukların da geliyorlar. Bu arada arkamızdan aynı hızla ikinci bir geyik geçince bayan; bizi görünce korkup durdu, gereksiz, kargalarla arkadaş olan köpek geyiklere dokunur mu?

Kazlarla kekliklerle, kuğularla kargalarla, saksağanlarla karatavuklarla, yeşil başlı ördeklerle dolup taşan günlük yaşamımıza, geyiklerin de katılmış olduğunu görmek sürpriz olmuyor ama heyecanlandırıyor!

Yeni komşularımız aramıza hoşgeldiniz.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Mersin'de vazgecilmez an gecirmek isteyenlerin sitesi escort sizleri bekliyor!
Turkiyede adini duyurmus en kalitali porno film izleme sitesi porno videolar
www.mobilsikisleri.com
3D ile Porno izle
porno izlemek zevkli porno filmler hd mobil porno izle

mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno ,