Giresun Işık Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 3,95 / Satış: 3,97
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65

HER GÜN SALLIYOR

  • 26.11.2016

Tayyip Erdoğan’ın salvoları bitmek, tükenmek bilmiyor: Ateşe bir gün bile ara vermiyor! Bazen görünürlerde hedef yokken bile ateş ediyor! AB Türkiye ile sürdürülen üyelik görüşmelerini durdurma konusunu gündemine getirmeyi planlarken, sanki birlikten karar çıkmış gibi, yaylım ateşe başlıyor!

Hep tehdit ediyor: Yakın zamanda vize serbestliği ile başladı. Eylül’de Türklere vize serbestliği gelmezse, ben yapacağımı bilirim. Eylül bitti, serbestlik gelmedi.. Çıt yok. Ekim’e sürüldü. O da olmadı, Aralık var. Yok, Türklere vizesiz avrupa yok. Kapattı. Üyelik görüşmelerinin durdurulması konu olunca yine hemen tehdite başladı: AB bir an önce kararını versin, biz de işimize bakalım. Çin ile Rusya ile tehdit ediyor. Kimi Avrupayı. AB tehditlere aldırış etmeden kararını verdi: Türkiye demokrasiyi öldürmeyi bırakmadıkça, üyelik görüşmesi yok. AB’nin veya bir başkasının ne dediği hiç önemli değil, önemli olan vatandaşın beyninde yaşattıkları: Tehditini çoktan hazırlamış bile, sınırları açar, sığınmacıları üstünüze gönderirim haaaaaaaaaa!

AB parlamentosunun yaptırım gücü yok. Kararı üye ülkelere tavsiye niteliğinde. Türkiye ile ilişkilerinin kesilip kesilmeyeceğine ülke hükümetleri karar veriyor. AB ekonominin en üst düzeyde tutulduğu, büyük şirketlerin çıkarını gözetleyen bir kuruluş. Devletlerin ekonomik gücleri göz önüne alındığında, aralarındaki ticaretin kimin lehine olduğu hemen ortaya çıkar. Eğer Almanya, Fransa ve İtalya Türkiye ile bağlantılarını kesmeye karar verirlerse, ticaretinin büyük bir kısmını bu ülkelerle yapan Türkiye kaybeder. Tehditler devam ederse, birlik Türkiye için yaptırım kararı alabilir. Türkçesi ambargo. Türkiye kendini bir anda Rusya’nın yanında bulur. Türkiye portakal, mandalin ve domates ihracat ederek, ihtiyaçlarını karşılayamaz. Başta Alman şirketleri olmak üzere, ürünlerinin parçalarını ucuza yaptırdıkları Türkiye’nin yerine, başka ülke bulmakta biraz zorlanırlar ama bulurlar.

Türkiye her gün kendisine yutturulmaya çalışılan büyük devlet masalıyla içine düştüğü derin uykudan uyanmadıkça, AB üyeliğini rüyasında bile göremez. Vize serbestliği yukarıda sözünü ettiğimiz büyük firmaların ekonomik çıkarları açısından gelebilir. Nato için önemli ülke, AB’nin sınırlarının bekçiliğini yapıyor olması, tek adam hükümetinin icraatlarıyla önemini çoktan yitirdi. Türkiye AB’nin korunmak istendiği bir ülke konumuna geldi! Türkçesi; Fas, Irak, Afganistan, Cezayir ve Suriye! Tam Tayyip Erdoğan’ın istediği gibi!

Tayyip Erdoğan atar da, himayesindekiler durur mu: Dışişleri bakanı utanmadan misafiri almanya dışişleri bakanı Frank Walter Steinmeier ile alay edercesine, yaptıkları demokrasi savaşında Almanya’nın yanlarında yer almadığından yakınıyor. Sadece Almanya’mı Putin’den başka size şaşkın gözle bakmayan var mıydı? Dünyanın hiç bir yerinde bir adamın peşine takılıp, demokrasi mücadelesi verdiğini söyleyen bir devlet var mı? Yok çünkü bu demokrasinin ruhuna aykırı. Hele bir gazeteci soru sormak isterken mikrofonun sesi kesilince, Çavuşun oğlunun, fikir hürriyeti yok gibi lâkırdılar etmesi, bırakın bakanlık kalitesini, terbiyesini, insanlık kalitesini göstermesi bakımından ilginç! Sadece dış işleri mi, hayır.. Türklerin Almanya’da kanuni hakları yok saçmalığını, utanmadan, sıkılmadan mikrofonlara haykıran Adalet bakanına ne demeli? Bu vatandaş hangi eğitimle adalet bakanı olmuş? Demokrasinin insanlara aynı gözle, tarafsız bakmak mecburiyetinde olduğunu bilmeyecek kadar aptal mı? Mümkün değil. Sözünü ettiği, 55 yıldır içinde yaşadığımız demokrasinin nimetleri saymakla, yazmakla bitmez. İnsanın demokratik haklarını bilmesi için, önce onları öğrenmesi, ondan da önce demokrasiyi öğrenmesi gerekir. Bakan bir yerde haklı; buradaki yandaşlarının ne niyetleri, ne de kapasiteleri var. Eğer Adalet bakanı yaşadığımız demokrasinin bizleri yaşatan nimetlerinin tadını alsa bakanlığı bırakıp, Almanya’ya koşar!

Angela Merkel bir yıl sonra yapılacak genel seçimlerde tekrar başbakanlığa aday olacağını açıkladı. Ekonomik istilacılara sınırları açması, Tayyip Erdoğan ile anlaşma yapması ve Donald Trump’ın seçimi kazanması madama çok puan kaybettirdi. Buraya paraya konmak için koşan insanlara tanınan haklar yavaş yavaş kısıtlanıyor. İltica hakkı tanınların sülalesini pardon aile efradını getirmesi zorlaştırılıyor. Kabul edilmeyenler geldikleri memleketlere götürülüyor. Bir üst mahkeme haklarına da sınır getiriliyor. Öyle hem karnını doyurup, hem karnını doyuranları mahkemeye vermek yok! Bugün itibarıyla iltica arzuları kabul olup, ailemizi getiremiyoruz diye alman devletine dava açan kaçıkların sayısı yüzbinden fazla! Merkel hanım hâlâ hatasını kabul etmiyor olsa da, (kabul ettiği an istifa etmesi gerekiyor) Almanya yaşama geçirdiği uygulamalarıyla sığınmacılar için eskisi kadar cazip değil. Türkiye sınırlarını açmış olsa bile, avrupaya akın olmaz.

Tayyip Erdoğan günlük salvolarıyla yandaşlarına gurur dağıtıyor: Bakın siz kuvvetlisiniz, büyük devletsiniz! Herkes bize düşman.. Büyüklüğümüzü onlara göstereceğiz… Gururları okşanan yığınlar da bu rüyadan kopmamak için uyanamıyorlar, uyanmak istemiyorlar!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Mersin'de vazgecilmez an gecirmek isteyenlerin sitesi escort sizleri bekliyor!
Turkiyede adini duyurmus en kalitali porno film izleme sitesi porno videolar
www.mobilsikisleri.com
3D ile Porno izle
porno izlemek zevkli porno filmler hd mobil porno izle

mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno ,