Aya Klinik
Giresun Işık Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 3,57 / Satış: 3,58
€ EURO → Alış: 3,78 / Satış: 3,79

KIRKPINAR GÜREŞLERİ

Alpcan SAKAL
Alpcan SAKAL
  • 24.12.2016

Yedi asra yakın zamandan beri yapılmakta ve Türklere özgü bir ata sporu olan Kırkpınar güreşlerinin halk dilinden günümüze gelen efsanevî tarihine ve önemli kaidelerine göz atıp; tarihimize özgü bu sporu biraz daha yakından tanıyalım:

Osmanlı Devletinin 2. padişahı olan Orhan Gazi’nin kardeşi Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye yaptığı ilk sıçrama hareketinde yanında 40 yiğit olduğu bu yiğitlerin molalarda güreştikleri, bu seferin yorgunluğunu güreşle unutmayı adet edindikleri söylenir. Bu 40 yiğit Edirne civarındaki Ahırköy merasına geldikleri vakit güreşecek eşlerini seçmişlerdir. Bunlar arasındaki 2 yiğidin Anadolu yakasında iken devam eden güreşlerini bu Rumeli seferi için yarıda bıraktıkları söylenmektedir.

Bu iki yiğidin güreşe tutuştukları zamanın hıdrellez olduğu söylenir. Akşama kadar boğuşan bu iki babayiğit yemek için bile ara vermemişlerdir. Ancak güreş gece yarısı bile devam etmiş ve bu iki cengâver güreşirken can vermişlerdir. İki babayiğit Türklerin er meydanında can verecek kadar candan güreştiklerini gösterdikleri çayırlığa arkadaşları tarafından gömülmüşlerdir.

Edirne fethedildikten sonra sağ kalan yiğitler bu iki arkadaşlarının mezarlarını taştan yapmak için Ahırköy çayırlığına gelmişlerdir. Çayırlığa geldikleri vakit arkadaşlarının gömülü oldukları incir ağacının altından billûr kaynaklı kırk pınarın zümrüt çayırlığına akıp gittiğini görürler. O incir altında kimlerin yattığını soranlara ise Domuzhisar’ını zaptetmek için buraya gelen kırk yiğidin hatırasına tarih düşürür gibi şu cevabı verirler:

“Kırktı bunlar. Bu yakaya ilk ayak basanlardır bunlar.”

Zaman geçtikçe oranın ismi Kırkpınar Meydanı olarak anılmıştır.

2.Kırkpınar’ın Yeri ve Yapıldığı Tarih

Edirne’nin Osmanlılar tarafından fethinden sonra güreşlerin yapıldığı yer, Edirne’yi Ortaköy’e bağlayan 35 kilometrelik yolun üzerindeki Simavna ile Sarı Hızır köyleri arasında bulunan ve Balkan Savaşı’ndan sonra bugün milli hudutlarımız dışında kalmış olan çayırlıktır. Günümüzde ise Edirne’nin “Sarayiçi” denilen dört yanı suyla çevrili meydanında yapılır.

Cumhuriyet dönemine kadar yapılan Kırkpınar güreşleri hıdrellezden üç gün önce başlardı. Birinci günü esaslı ve ciddi güreşler olmayıp hazırlık şeklinde idman güreşleri yapılırdı. Esas güreşlere iki gün önce başlanır ve iki gün devam ederek hıdrelleze bir gün kala akşamüzeri sona ererdi. Genellikle son gün başaltı ve başpehlivanlık güreşleri ile geçerdi.

Kullanmakta olduğumuz miladi takvime göre Kırkpınar’ın başlama günü 1900 yılına kadar 2 Mayıs, 1900 yılından sonraki yıllarda 3 Mayıs günüdür.

3.Yağlı Güreşte Ana Kaideler

a.Kispet

Bir pehlivan için doğal her şeyden önce bir kispet lazımdır. Bu söz kisveden gelir. Bazı yerlerde “kisvet” derlerse de bizde kispet olarak bilinir.

Kispetin beli düz ve kıvrımlıdır. Kenarın iç tarafına uçkur vazifesini görsün diye kalınca bir ip parçası geçirilmiştir. Bu ip bir uçkur gibi kispetin belini açar veya kapar. “Kasnak” diye buraya derler. Bazı yerlerde de “Peşkavaz” diye anılır. Güreşte rakibinin eli bu kasnağı tutamasın diye bazı kispetlerde kasnağı beş altı kat deriden yaparlar. Bu deri hem sert, hem de enlidir.

Kispetin arka tarafı, pehlivanın oturması için geniş yapılır. Fakat uyluk ve paçalar dardır. Ancak pehlivanın bacağı girip çıkar. Paçalar, rakibin eli veya parmağı içeri girmesin diye güzelce sıkılır. Paça iç taraftan keçebent denilen keçe parçası veya bez ile sarılır. Paçanın bir adı da şiraze’dir.

Eski yıllarda pehlivanlar kispetlerini zembil adı verilen sazdan örülü bir torbada taşırlardır. Zembil elde, bir yerden bir yere giden pehlivanın güreşmek istediği veya bir yerden güreşten geldiği anlaşılırdı. Zembili duvara asmak o kişinin güreşi bıraktığına işaretti.

b.Pırpıt

Kispetler kıymetli olduğu gibi acemi ve fakir pehlivanlar da kalın Amerikan bezinden yapılmış birer uzun ve paçalı don giyerler ki buna da pırpıt derler. Bunlarda da paçalar bağlanır.

Karakucak pehlivanlarının giydikleri bir pırpıt daha vardır ki, bu teke kılından yapılmış ve çok sık olarak örülmüştür.

c.Ödül

Eski devirlerde pehlivanlara yardım olsun, teşvik yerine geçsin diye güreş yaptıran ağa

veya bey, her sınıftan birinci gelecek olanlara dağıtılmak üzere ödül adı verilen bir şey ortaya kordu. Bu şey para olabilir; öküz, manda, koç olabilirdi.

Küçük sınıftan olan pehlivanlar güreştikten sonra, başpehlivanlar da güreşmezden evvel parsa adı verilen her hediyeyi seyircilerden toplarlardı. Kol kola girerler, ellerini açarak seyircilerin önlerinde durur, verdiklerini alırlar, sonrada bu aldıklarını paylaşırlardır. Bu kötü âdet daha sonra kaldırılmıştır. Yalnız ödül vardır ki bu sadaka değil hediyedir.

d.Meydan

Böyle kispetli veya pırpıtlı iki pehlivan bulununca onlar için bir meydan lâzımdır ki buna “Güreş Meydanı” derler.

e.Hakem

İki pehlivan bulunduğu zaman bunları kontrol edecek birde Hakem Heyeti olması gereklidir. Eskiden birkaç eski pehlivan, bir iki köy ağası veya güreşlerden anlayan birkaç kişi usullere aykırı iş yapılmasın diye güreş meydanının bir köşesine oturur, güreşleri kontrol ederlerdi.

Son zamanlarda bu Hakem Heyeti daha derli toplu bir hale getirilmiştir.

f.Davul ve Zurna

Yağlı güreşin en büyük âdeti davul zurnadır. Bir güreşin çok cazip olabilmesi için o güreşteki davul ve zurnaların güreş havalarını bilmeleri ve tam sırasında tatbik edebilmeleri lazımdır. Ancak yakın zamanda güreş havalarını tam manasıyla bilen davulcu ve zurnacılar kalmamıştır. Oysaki 1930lu yıllardaki Serezli davulcuların bildiklerini kimse bilemezdi.

g.Cazgır

Güreşecek pehlivanların adlarını, sanlarını, korkulu oyunlarını, seyircilere anlatan adamdır. Genellikle eski pehlivanlar cazgırlık ederler. Güreşecek olanları bütün hüviyetleriyle halka anlatır ve sonra da dualarını okurlar.

Cazgır güreşecek pehlivanları bu suretle meydana sürer. Onlar da halka doğru yürüyerek merasime başlarlar ki, buna bizim yağlı güreşimizde “çıkış” denilir.

h.Peşrev

Güreşe hazırlık, güreşin başlangıcı demektir. Ahenkli ve ölçülü olarak çırpınmaktır. Bu çırpınış aynı zamandan bir mânâ ifade eder. Bugün için pehlivanlarımızın peşrevleri hakkı ile bilmedikleri iddia olunabilir. Hele huzur güreşleri peşrevleri tamamıyla maziye karışmış, hatta yok olmuştur.

Muntazam bir şekilde eller birbirine çarparken pehlivan da adetâ sıçrar, ellerini ayaklara vurur, gözalıcı bir şekilde bu hareketleri bir kaç defa tekrar eder. Sonrada ön tarafa dönerek diz çöker gibi olunur ve seyirciler selamlanır, bundan sonra müsabakaya başlanır.

İ.Başpehlivan

Kırkpınar’da en büyük ödülü Başpehlivan alır. Başpehlivanlığı elde eden sporcu bir yıl için Türkiye Başpehlivanıdır. Üst üste 3 defa başpehlivanlığı elde eden pehlivanlara “Altın Kemer” verilmektedir. Diğer boylardaki birincilerle dereceye girenlere verilen ödül, sporcuları teşvik içindir. Atalarımızdan günümüze kadar devam ede gelmekte olan bu usul, pek çok değerli sporcunun yetişmesine vesile olmuştur. Pehlivan ödülü, para olacağı gibi öküz, at, dana veya koç da olabilir. Eski yıllarda başa deve, başaltına boğa, büyük ortaya kısrak, küçük ortaya ve desteye de buna mütevazı olarak ödüller konurdu. Deve, daha ziyade Ege ve çevresinde yapılan müsabakalarda birinci gelen başpehlivanlara verilir.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Mersin'de vazgecilmez an gecirmek isteyenlerin sitesi www.Mersindekioteller.com Mersin Escort sizleri bekliyor!
Turkiyede adini duyurmus en kalitali porno film izleme sitesi Pornoizlesh.com
hd sex
3D ile Porno izle
Bir araya geldikten sonra her seyi bir kenara birakarak sadece kendilerine odaklanan atesli genc ciftler saatlerce Porno yaparak mutlu olmayi umuyorlar. Bulunduklari yerde gizli cekim yapildigindan habersiz olan genc kizlar ve erkekler enfes ve son derece dogal bir sekilde sikise baslarken genellikle once esasli bir oral seks sonra da istekleri dogrultusunda anal seks yada vaginal seks ile eglenceye devam ediyorlar. porno izlemek zevkli porno filmler hd mobil porno izle