$ DOLAR → Alış: 4,75 / Satış: 4,77
€ EURO → Alış: 5,49 / Satış: 5,52

MERKEL MURADINA ERDİ AMA…

Ayhan KASAP
Ayhan KASAP

Angela Merkel seçim akşamı felaket oy kaybına uğrayıp, biz kesinlikle kurulacak hükümete ortak olmıyacağız açıklamasını yapıp, arkasından 180 derece kıvırtan, sosyal demokratlara, hükümetin en önemli bakanlıklarını verip, kucağına oturttu! Bakanlıkların hangi parti de olduğu hiç önemli değil, önemli olan her ağzını açtığın da, Almanya ve avrupanın önünde bir an önce çözülmesi gereken büyük problemler olduğunu belirterek, bir an önce hükümetin kurulması; tabi ki alternatifsiz Angela Merkel’in başbakanlığın da! Oniki yıllık başbakanlığı döneminde enerjisinden tutun da, hava ve cemiyet kirlililiğine kadar, günlük yaşantımızı tehdit eder hale gelen problemlere çözüm bulmayı bir tarafa bırakın, tam aksine onların ortaya çıkmasına önayak olan hanımefendi ve tayfası, yaşamımızdan yok ettiklerini, tekrar geri verecek, yerlerine koyacaklarmış! Kargalar bile güler’le geçiştirmek istemiyorum. Tekrar kurulan sosyal demokrat ve hıristiyan demokrat hükümetinin, en başta dünyanın insanına kapılarını açık tutarak, -açık tutarak diyorum çünkü halâ 2015 yılında, bütün kanunları elinin tersiyle iterek, meclise ve hükümete gitmeden, alternatifsiz başbakan Merkel’ın açtığı memleket sınırları kapanmış değil- başarılı olmaları mümkün değil. Her ağızlarını açtıkların da, sadece orta doğu ve afrika’da ki insanları Almanya’ya davet etmekle yetinmeyip, postu buraya atmış olanların sülalelerini de yanlarına getirmelerini sağlıyacaklarını açıklayan sosyal demokrat bakanlarla hiç olmaz! Onlar etraflarına gülücükler dağıtıp, kurulacakları koltukların, makamların hayalleriyle kendi dünyalarında dolaşırken, biz memlekete bir göz atalım.

Memleket insanının gündemini dolduran iki konu var; birincisi almancası Tafel olan, insanlara bedava yiyecek, içecek, giyecek verilen, yardım mekanları.. İkincisi de yine almancası diesel olup türkçemizde de kullanılan, dünyamızı zehirleyen dizel.

Almanya ile yardıma muhtaç milyonlarca insan tanımları pek uyuşmuyor değil mi? Öyle ya, gün geçmiyor, Almanya’nın yine dünya ihracat şampiyonu olduğu, -bugün de bilmem kaçıncı sefer Almanya ihracatta dünya birincisi- zengin Almanya’da insanlar bir parça ekmek, bir tas çorba için, yüzlerce metre uzunluktaki kuyruklarda, saatlerce beklesinler! Maalesef ekonomisi zengin Almanya, kendi insanının karnını doyuramıyor, insanını memleketin her köşesine yayılmış, sayıları dokuzyüzelliyi bulan, ikibinin üstündeki dağıtım mekanlarının kapılarında, gün be gün kuyruklara diziyor. Son aylarda insanlara artık bu kuyruklarda da huzur yok; Merkel’in misafirleri, bir sıcak çorba veya iki elma, bir muz almak için kaydını yaptırıp, kuyrukta bekleyen, yaşlıyı, kadını ve çocukları itelemeğe, kakalamağa, devletin kendilerine yaptığı dört dörtlük yardımla yetinmeyip, gözünü memleket fakirinin aşına dikiyor!

Almanya’da insanlar bir araya gelerek, sadece kendi aralarında topladıkları paralarla yardım malzemelerinı satın alırlar. Yine memleketin her köşesine yayılmış olan marketler, -AVM’ler değil zaten bu memlekette öyle büyük AVM yoktur- kullanım tarihi yaklaşan sebzeleri, meyveleri, etleri, sütleri ve diğerlerini çöpe atmak yerine, insanlara ulaştırmak amacıyla bu kuruluşlara verirler. Uzaktan yakından devlet ile hiç bir ilişkisi yoktur. Ve akşam sabah, öğlen gece, burada insanlar gönüllü olarak çalışırlar. Hem parasını veriyor, hem işini yapıyor. Ne güzel değil mi? Ve bu memlekette gönüllü, hiç bir karşılık beklemeden ve almadan çalışan insan sayısı, oniki milyondur. Yanlış okumuyorsunuz, 12 ve arkasında altı tane sıfır! 45 yıldan bu yana bu güzel toplumun, bu insansever insanların arasında yaşayan birisi olarak, okuyucunun, öğrenmesini, bilmesini istiyorum. Şu anda Almanya’da birbuçuk milyon insan, her gün bu güzel insanların, yardımlarından faydalanıyor.

Son haftalarda Essen’de altı bin kişiye hizmet veren kuruluş, oranları yüzde yetmişbeşe ulaşan bu kendini bilmezlerle, -sağa sola saldıran kural dinlemezlerin çirkinlerin içinde maalesef yıllardır burada yaşayan, yaşamını devletin yardımıyla sürdüren, yüzbinlik mercedeslerle gezen arap ve türkler de var- başa çıkamayınca, yaşlıların, kadınların, çocukların, saldırganlardan ürküp, yardım için sıraya girmediklerini tespit edip, yardımları alman hüviyetlilere yapacaklarını açıklıyor. Amaç kuyrukda bekleyenlere yapılan saldırıyı önlemek! Önceden kayıtlı olan yabancı uyruklulara yapılan yardım sürdürülecek. Aynısı alman kimliği olan türk ve araplar için de geçerli! Vay anam sen nasıl böyle bir karar alırsın. Hemen her zaman yaptıkları gibi ayırımcılığı, yabancı düşmanlığını ve otomatikman naziliği yapıştırıyorlar. Başta Merkel olmak üzere, yeşilciler, hür demokratlar, pardon onlar yok bu aymazların arasında, AfD hariç, hepsi aynı yolun yolcuları. -AfD alternatifsiz başbakan Merkel’in yanlış politikaları sonucunda ilk defa meclise giren sağcı parti Alternatife für Deutschland- Yardım kuruluşları devletten tek kuruş yardım almıyorlar. Hepsi gönüllü insanların bir araya gelmesiyle hayata geçiyor ve onların çalışmalarıyla hayatta kalıyorlar. Yâni polikicanın veya muhtarın, hakimin veya bakanın tek söz söyleme hakkı yok. Bu sefer göl maya tutmuyor. Doğal olarak kimse aldırış etmiyor. Allahtan yürekleri insan sevgisiyle dopdolu bu güzel insanlar, politikacıların lakaluklarına kulak asmıyorlar! Düşünsenize oniki milyon gönüllü insan, bir gün işi bıraksın, memlekette yaşam durur!

Gündemimizi dolduran ikinci konu Diesel motorunun ürettiği zehir. Avrupa’da ki hava kirliliğinin oranını AB belirliyor. Beş yıl on yıl sonra varılması gereken, yaşamımızı sağlayan havanın oluşumunu, hükümetler biliyorlar. Almanya bu konuda maalesef çok arkalardan geliyor. Her tarafta hava kirliliğini, havanın içeriğini tespit eden cihazlar var. Bu cihazların yıllardır pek iyi sonuçlar göstermediği biliniyor. Yalnız gidişatı iyileştirecek, AB’nin gittikçe yaklaşan kriterlerini yerine getirebilecek çözümlerin peşine düşülmüyor. Niye yapılmıyor, bambaşka bir konu! Geldiğimiz yer; eğer bir çözüm bulunmazsa, memleketin önemli yerleşim merkezlerine, yâni nüfusu kalabalık yörelere vatandaş özel arabasıyla giremeyecek! Söz konusu 15 milyon diesel -mazot- moturlu binek arabası!

Amerika’da volkswagen’in sahterkârlığı tespit edildikten sonra, diğer firmaların da yıllardır vatandaşları kandırdığı, firmalara devlet kurumlarının da yardımcı olduğu meydana çıktı! Motorların kontrolü firmaların labarotuvarların da yapılıyor. Üzerindeki bir çip sayesinde motor band üstünde egzosundan fazla kirlilik çıkarmıyor. Böylelikle milyonlarca motor, memleket yollarında zehir saçıyor. Motorların kirlilik oranını kontröl etmekle yükümlü, almancası Kraftfahrzeug Bundesamt -çevirisini google motorlu araç federal ofisi olarak veriyor- olan kurum da, firmaların kayığına biniyor ve yapılan sahtekârlığı onaylıyor. Almanya’da otomobil vergisi, motorların çıkardığı kirlilik oranına göre tespit ediliyor olduğuna göre, devletin kurumu, zehiri yüksek motorlara temiz karne vererek, otomatikman devletin aldığı vergiyi de düşürüyor! Vergi kayıbı 2016’da 1,2 milyar Euro. 2012’den bu yana 8,6 milyar Euro’yu bulduğu söyleniyor.

Bu vahim durum karşısında hükümetin ne yapması gerekir; tabi ki vatandaşları bilinçli olarak sahtekârlık yaparak vatandaşı dolandıranları, dünyayı zehirleyenleri, tazminata, en azından pisliklerini temizlemeğe mahkum eder. Tam tersini yaptılar: Merkel hanımın başkanlığın da toplanıp motarlara software -yazılım- yapılmasını tavsiye kararı aldılar. Ne vatandaşa ne de çevreye faydası var. Halbuki bu pis motorları üretip, temiz etiketiyle vatandaşa satan otomobil firmalarını, egzosun zehirini temizleyen bir parçayı, yâni diğer ismiyle hardware’yı takmalarının yollarını aramaları, bulmaları gerekirdi. İşte memleketi bu hale getiren hükümeti oluşturan partilerin sorumluları, oyları korkunç şekilde azalmış olarak, yeni bir hükümet kuruyorlar. Memleketi dolduran ve yıllık maliyetinin 70 milyar olduğu söylenen, çoğunluğu erkek olan ekonomik sığınakların, karıları ve çocuklarının kolaylıkla Almanya’ya getirilmelerinin planları yapılıyor. Yaşamları boyunca bir işyerinin kabısını açmayacak, on sene, yirmi sene sonra da sosyal dairenin listesinde olacaklar, buraya getirilmeğe çalışılıyor! Har vurup harman vurdukları vergileri ödeyen ama bir işle karnını doyuramayan, emekli olduğunda da, kazanç azlığından, alacağı cüzi emeklilikle de karnını doyuramıyacağını bilen, sokaktaki vatandaşın ruhiyatını anlatmağa bilmem gerek var mı?

Almanya seçimden tam altı ay sonra yeni hükümetini kuruyor. Başbakan Merkel varolduğu söylenen ama aslında yanına bile uğramayan güçlü görünümden çok uzak! Gücünü gösterebilmesi için tam fırsat; kanunları çiğneyerek karar verebilecek bir çoğunluğu yok meclis de, aksine güçlü bir muhalefet var, demokrasi adına güzel. Eğer muhalefet partileri biraraya gelip, araştırma komisyonu kurabilirlerse, topal ördek Merkel’e çiğnediği kanunların, yaptığı korkunç yanlışların hesabını sorabilirler. Ama bir sonraki seçimlerin hesabını yapıp, Merkel ile -yanlış okumuyorsunuz en iyisi benim, benden büyük yok mantıksızlığını taşıyan Merkel hanım kolay kolay koltuğu bırakacağı benzemiyor, gelecek seçimde de aday olabilir- kurulacak bir hükümete ortak olmak adına, komisyon kurulmasına istekli görünmüyor!

Ev alevler için de! Evi ateşe verenler itfaiyeci kıyafetiyle gelerek, yangını söndüreceklerini söylüyorlar! Yeni hükümetten yükselen dumanlar!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.