Giresun Işık Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 3,49 / Satış: 3,51
€ EURO → Alış: 4,11 / Satış: 4,13
kuşadası escort
bursa escort
ümraniye escort
izmir escort

PARİİİS

Ayhan KASAP
Ayhan KASAP
  • 02.12.2015

Almanya dünyanın en sevecen! olduğu söylenen iltica kanununu yahudiler için yaptı! Nedeni; Hitler’in götdaşları Nazilerin katlettiği altı milyondan fazla yahudi neslinden kalanları ve onların çocuklarını, torunlarını tekrar bu memlekete çekmek için! Yahudiler araplarla yaptıkları savaşlardan kurtulup Almanya veya başka ülkelere göç edemediler. En azından Almanya’nın kendileri için hayata geçirdiği iltica yasasından faydalanıp, tekrar bu memlekette çoğalamadılar. Onların yerine müslümanlar geldi.

Altmışlı yılların başında Almanya’ya Gastarbeiter, yâni misafir işçi olarak müslüman Türkler geldi. Onlarla birlikte aynı sıfat altında Portekiz, İtalya, İspanya ve İtalya’dan gelen işçiler, bu memlekette bir süre çalıştıktan sonra tekrar memleketlerine döndüler. Türkler kaldılar. Fransa ve İngiltere’ye ise bu memleketlerin sömürgelerinden gelen müslümanlar daha öncelerde yerleşdiler.

Almanya’ya Gastarbeiter olarak gelen anne babalarımız ve bizler, Atatürk devrimlerinin ışığında eğitim alma, yaşama şansını yakalamış olduğumuzdan, bu memleketteki yaşama ayak uydurmada hiç ama hiç zorlanmadık! Sığınmacı akını altında kaldığımız şu günlerde aynı görüntüye Suriye’den gelen insanlarda da tanık oluyoruz: Başar Asad’ın idaresinden gelen insanlar da bu memleketteki yaşama hiç yabancı olmadıklarını gösteriyorlar! Onlarda muhakkak avrupa toplumuna uyum sağlamakta hiç zorluk çekmeyecekler. Ama gelenlerin içinde çok büyük bir topluluk var ki, avrupanın değerlerinden, yaşamından, herşeyinden nefret ediyorlar. Sadece gelenlerin değil, bizim içimizde de, burada doğan, burada yaşayan, bu yaşamdan başka dünya görmemiş insanlar da,  değerlerimizle, yaşadıkları, nimetlerinden faydalandıkları değerlerle savaş içindeler. insanlarıyla, binalarıyla, yollarıyla, parklarıyla ve dünyanın sevgilisi Eyfel Kulesi’yle cennet gibi olan Paris’de insanları katleden, beyinleri alınmış yaratıkların arasında da bu toplumun içinde yaşayanlar var. Özgürlüğümüze, özerkliğimize, demokrasimize ve kadına bakışımıza, insanı insan oluşundan dolayı sevmemize düşmanlar!

Güdümlü yaşamağa alışıklar. Bu yaşamı çevrelerine aşılamağa, din üzerinden onların yaşamına zincir vurmağa kalkıyorlar. Müslüman olmadıkları düşündükleri herkese Unglâubiger, inançsız diyorlar.  Yaşadığı toplum bir başkasının özeline karışma hakkı vermiyor hiç kimseye. Sen hangi hakla bir başka insanı inançsızlıkla suçluyorsun? Maalesef hâlâ ardı arkası kesilmeyen sığınmacıların içinde aynı dünya görüşünü taşıyan yüzbinlerce insan var.

Bu insanlar yedi sekiz tane memleket üzerinden, haftalarca, aylarca büyük çilelere katlanarak Almanya’ya geliyorlar. Başka memleketlerde kayıtlarını yaptırmıyorlar, yemek paketlerini almıyorlar, yaşadıkları çadırları yakıyor, gümrük duvarlarını yıkıyorlar. Almanya’da ki dünyanın en sevecen iltica yasasına koşuyorlar!

Angela Merkel Macaristan’da güvenlik güçlerine saldıran bu insanlara davetiye gönderip, gelin gelin hepinize kapım açık mesajını iletti; dünyaya şirin görünmek için! Başta Türkiye’dekiler olmak üzere tasını tarağını kapan yollara düştü. Merkel hanım ardı arkası kesilmeyen bu sel karşısında, önce hiç yanaşmadığı sınırlarda kontrolü kabullendi. Bu yetmeyince sultan’a sarıldı!

Vay efendim Türkiye’ye para verilip, sınırların iyi kontröl edilmesi, türkçesi sığınmacıların memleketten dışarı çıkıp Almanya’ya yollanmaları önlenecek. Almanya’ya gelmiş olan sığınmacıların yüzbinlercesi -ilk ağızda dörtyüz binden söz ediliyor- Türkiye’ye götürülecek. Bu kıyağından dolayı da, fırsatı ganimet bilip, her zaman yaptığı gibi, başka karşılık isteyen sultan’ın yönettiği memleketin insanlarına vize kolaylığı getirilecek. Duyun da inanmayın! Hiç bir şey olmıyacak. Angela Merkel hiç kimsenin fikrini almadan, partili arkadaşlarından bir bölümüne ve halka rağmen sığınmacılara kapıları açarak sıkışan kuyruğunu tekrar kurtarmağa çalışıyor. Eğer kurtarabilirse, ki çok zor, belki de hiç mümkün gözükmüyor, her şey yine eskisi gibi olacak, Türkiye olduğu yerde duracaktır. AB’ne üyelik ve bu çerçevedeki yaptırımlar atılacak adımlara, adımların yaşama geçirilmesine bağlıdır. Türkiye’de bu yönde hiç bir gelişme yoktur. Tam tersine geriye gidiş vardır. Onun için AB önceleri ilerleme veye gelişme raporu olarak tanımladığı, sultan’a seçim yardımı yapmak için açıklamasını geriye bıraktığı açıklamanın adını şimdi sadece -Bericht- rapor olarak tanımlıyor!

Daha duyulur duyulmaz tanıdıklarımızdan, dostlarımızdan, “bak koçum AB’ne giriyoruz, kafamız estiğinde, ver elini Alamanya diyeceğiz! Bizi bir gün evinin kapısında taksiden inerken görürsen, hiç şaşırma!” Sürprize çok sevinirdik. Yalnız ziyaretimize gelenlere şaşırmak yerine türk insanına vize serbestliği geleceğine hemencecik inanan insanların duyguları bizi şaşırtıyor. Keşke yanılsak!

Nihayet varlığını bir türlü anlıyamadığım Almanya müslüman merkez komitesi de, yıllardır ağzından düşürmediği; bu yapılanların islam ile ilgisi yok nakaratını bırakıp, teröristler islama karşı savaşıyorlar ifadesini dillendirmeğe başladı! Doğru yolda bir adım. Aynı kuruluşun son açıklaması; burada yaşayan müslümanların da gelen sığınmacı sayısının kısıtlanmasını savunduğu. Bu da doğru; kim ister rahatının bozulmasını?

Yahudi merkez komitesi de sığınmacı sayısının kısıtlanmasından yana; çok haklılar, gelenlerin büyük bir çoğunluğu yahudi düşmanı! Yâni; Yahudiler için yaşama geçirilen iltica yasası, memleketi yahudi düşmanıyla dolduruyor! Vahim.

Avrupalı canilerin saldırıları karşısında yaşam değerlerine daha sıkı sarılacaktır. Başta Fransa olmak üzere bu toplumda yaşayan bütün insanların da yavaş yavaş aynı duygular içine girmeye başladığı gözlemleniyor. Topla tüfekle, tankla roketle bu karanlıktan çıkılamıyacağının farkına daha iyi varıyorlar. Krizler insanları birbirlerine daha çok yaklaştırıyor.

Almanya eyalet sistemiyle yönetildiği ve her eyalet de yöntemini kendi belirlediğinden, buraya sığınan insanlara sunulan hizmetler de ayrılık gösteriyor. Yalnız ortak noktalar; her sığınmacıya ev, -çadır değli- sağlık sigorta kartı, aylık dört beş yüz avro para, çocuklara eğitim, anaokulları, ve benzeri hizmetler. Hesaplara göre bu yıl sonuna kadar on milyar, gelen yıl da yirmi milyar avro ayırmak mecburiyetinde kalınacağı belirtiliyor.

Siz eğer sığınmacı olarak yola çıkmışsanız, Almanya’da sizi beklediğini bildiğiniz bu yaşamdan vazgeçip, Türkiye veya herhangi bir memlekette kalmayı kabullenirmisiniz? Sanmıyorum. Anlatmak istediğim; bu süreç şartlar değiştirilmeden hayatta kaldığı müddetçe, Türkiye ne yaparsa yapsın, insanlar kapağı buraya atmanın bir yolunu bulurlar! Eğer söylenildiği gibi Almanya Türklere vizeyi kaldırırsa, Türkiye’den de buraya insan akımı başlar! Nedenine gelince; şu anda Türkiye’de ki uygulamaların çoğu, bu yasadan kolaylıkla faydalanmanın önünü açabilecek nitelikde!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

escort eskisehir ankara escort escort samsun escort bursa mugla escort
Mersin'de vazgecilmez an gecirmek isteyenlerin sitesi escort sizleri bekliyor!
Turkiyede adini duyurmus en kalitali porno film izleme sitesi porno videolar
www.mobilsikisleri.com
3D ile Porno izle
porno izlemek zevkli porno filmler hd mobil porno izle