Giresun Işık Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 3,95 / Satış: 3,97
€ EURO → Alış: 4,63 / Satış: 4,65

TERÖRÜ AZALTMA STRATEJİSİ

  • 17.01.2017

Terörün kesin bir şekilde ortadan kalkmayacağını bile bile bunun umudu ve hayali ile yaşamak, boş bir zaman kaybından öteye geçmez. Bugün bilhassa bertaraf edilen örgütlerin farklı isimler ve farklı ülkelerin desteği ile karşımıza yeni birer örgütmüş gibi çıkmaları, terörün bitmeyeceğinin bir kanıtıdır. Bu bağlamda terörü kesin bir şekilde ortadan kaldırmak mümkün olmadığı gibi bu sorunu asgariye indirgemenin çabası içerisine girmeliyiz.

Dolayısıyla terörü bitireceğiz, bu saldırıyı kınıyoruz, bu alçaklığı lanetliyoruz gibi klasik söylemleri bir yana bırakıp, bu mücadelemizi eyleme döküp gerçekleştirmenin vakti olduğunu görebilmeliyiz.

Önceki yazımda da belirttiğim üzere:

”…Vatanı sadece polis veya asker değil topyekün halk korur…”

Terörle mücadele konusunda siyasilerin yapacaklarına bakarak,onlardan meded umarak ya da askerimizin ve polisimizin çabalarının sonuç vermesini bekleyerek bu mücadelenin olumlu olması beklenemez. Eğer bu ülkenin bireyi isek üzerimize düşen sorumlulukları da yerine getirmekle yükümlüyüz. Şunu belirtmek isterim ki; demokrasilerde halk, bireysel olarak oylarını kullanır ve kendileni yönetecek olan hükümeti şeçer. Sonrasında ise bu halk, başa getirdiği yönetici kesmin kendisini ve ülkesini her alanda iyi bir şekilde temsil etmesini bekler. Ancak; bireysel tercihlerin sonucu başa gelen yönetici kesim, yanlış bir yönetim ortaya koyduğunda bunun vebalini de o halk öder. Bundan dolayıdır ki, halk sorgulayan, doğruyu arayan ve aldatmalara gelmeyen birer vatandaş olma niteliğini her zaman korumalı ve bunu hayatının bir parçası haline getirip asla unutmamalıdır.

Bilhassa terörle mücadele konusunda ne kadar sağduyulu, vatansever, milliyetçi, birlik ve beraberik içinde olursak olalım; dağlarda ne kadar muhabere yaparsak yapalım, siyasi açıdan da bu yüceliği gösterip baş eğmemek gerekir. Aksi halde bireysel bilgilerin ve üstün kahramanlıkların hiç bir etkisi olmaz.

Terör konusunda bugün Asya’da, Afrika’da, Orta Doğu’da hatta ülkemizde… Nereden bakarsak bakalım bu coğrafyalarda insanoğlu varolduğu günden beri hep aynı hedefler doğrultusundakargaşalara sahne olmuştur. Ancak tarihi bilgilerden yoksun olanlar ve kendi tarihini yazma gayreti içerisine girenler, bunu anlayamazlar… Anlayamadıkları gibi yönetiminde oldukları mevkide de, o mevkiye telafisiz zararlar verirler.

Unutulmaması gereken bir husus: DÜNYA ACI ÇEKİYORSA BU KÖTÜ İNSANLARIN ŞİDDETİNDEN DEĞİL, İYİ İNSANLARIN SESSİZLİĞİNDENDİR.

Bu durumda o mevkiye saygıdan ötürü, bu iyi insanların sessiz kalmamaları ve o mevkilerin hak edildiği gibi yönetilmesi isteği, tavsiyesi konusunda ısrarlı olmaları gerekir. Çünkü; halkın bireysel gücü bir yere kadardır ve bu bireysel gücü siyasal alanlara da yaymaları, aşılamaları gerekir ki gerçek cumhuriyet budur…

Bireysel bilgiler ve üstün kahramanlıklar;takniksel ve stratejik hatalar veya eksiklerle hiçbir işe yaramaz. Yapılan her mücadelede de bireysel yetenekler bir noktaya kadar sizin direnmenizi sağlar ve sonrasında ise iş stratejik hamlelere gelir. Eğer bu mücadele içinde stratejiyi tüm yönleri ile planlamadan yola çıkılırsa o vakit, bu mücadele yarım kalır. Karar sizin, ya kafes ya da özgürlük…

Bizlerin hatası; meclisteki bu üç parti ve PKK’nın temsil kolu olan dahil bunların hepsinin iç ve dış destekçileri, sermayedarları, medya sistemleri ve işbirlikçi yazar çizerleri, televizyonlar da kuyruk sallayanları, şakşakçıları ve daha nicelerine kanıp, onlara karşı kendi iç dünyamızda sempati veya antisempati oluşturmaktır… Yani işin özü, bizlerin bunları araştırıp, sorgulamamız gerekirken duyduklarımızla yetinmemizdir… Her şey gün geçtikçe kötüye gidiyor, artık kır şu kalıbını, boşalt şu zincirlerini, terk et işe yaramayan şu alışkanlıklarını ve geç bunların karşısına: Yeter artık yettiniz de; ve bizzat kendin olarak siyasi mücadeleye gir…

Soruyorum o halde; yaşam hakkı engellenemez, diyenlere;

Yaşama hakkı var mıdır?

Bence yoktur…

Eğer,vatanına hainlik yapıyorsa birileri ya da savunmazsız bebeklere,çocuklara,genç kızlara tecavüz edebiliyorsa bazıları,onların yaşamaya hakkı kesinlikle yoktur…!

Bu konuyla ilgili hepimiz hassasiyetlerimizi ve tepkimizi bir şekilde dile getiriyoruz lakin gördüğünüz gibi laf ile olmuyor bu işler… Hayat,karar ve eylemdir. Bizlerin bu konudaki kararı belli ama eylemleştirmekten aciziz, ne yazık ki… Eylemleştirme kısmıda meclisin işidir…! Gelin görin ki, milletvekillerimiz bu konuya tereddütlü bakıyor ve topu birbirine atıyor. Oysa ki sizi şeçen halk bunu istiyor..!

İdam geri gelmeli, tartışmalarında bile bu acı tabloyu yaşamaya devam ettik ülkemizde… Adaleti devlet sağlar, düşüncesiyle sustuk. Müebbet adı altında onlar hapishanelerde yedikleri önde yemedikleri ardında, devlet güvencesi altında yaşayıp, huzurlu nefes alıp ve bizim vergilerimizle de onların yemekleri pişiriliyorsa bu durum adalet noksanlığıdır..! Öte yandan bu hainleri cezaevinde biri öldürsün, zihniyetiylede adalet sağlanmaz ama halk nazarındaki zihniyet bu şekilde… Haksızda değiller aslında… Yasamızda idam yok. Dolayısıyla beklentinin bu yönde olmasıda gayet normal.

Üzerimize düşen sorumlulukları da yerine getirmekle yükümlüyüz, demiştim. İşte bunlardan bir tanesi bu konunun üzerine ısrarla gitmek ve yaptırmaya çabalamaktır. Çünkü; bir vatan haini, bizim vergimiz ile devlet güvencesi altında neden yaşasın? 560 gün,25 saldırı,447 şehit… Darbe girişimini de dahil edersek 693 şehit… varken,hainler cezaevinde neden yaşasın? Ve sen sadece darbe girişimde neden bunu dile getirip sonrasında sustun ya da susturuldun? Bu bağlamda yapılması gereken ACİL OLARAK bazı basit düzenlemeler yapmaktır.

1) Polis ve asker ayrımı ortadan kaldırılmalı ve tek tip mücadele tarzı geliştirilmelidir. Çünkü; terör artık her yerde ve buna karşın tedbirler ve anlayışlar ortaya çıkarmak gerekir.

2) Polisin ve askerin kendi içlerinde barındırdıkları istihbarat ayrımı ortadan kaldırılıp, bunları tek çatı altında toplamak gerekir. Bu iki başlılığı ortağa çıkarmakta ve güvenlik zaafını oluşturmaktadır.

3) Vatan hainlikleri ve tecavüz suçlarında kesinlikle idam geri getirilmelir.

4) Tutuklu yargılanma usülu kaldırılmalı ve kanıtı olan her suçlu tek celsede cezasını almalıdır. Bunun yanı sıra aylarca hatta yıllarca süren davalar zaman aşımına uğradıkları için bu anlayışlardan vazgeçilmelidir.Suçu belli olan kişi veya kişiler serbest bırakılmamalı çünkü, aynı suçu yine işleyeceklerdir.

5) RTÜK, tüm televizyon kanallarına el atmalı ve evlilik programlarını; zengin-fakir ayrımı yapan ve silahı özendiren, Türk toplum ahlakına ters düşen tüm diziler ortadan kaldırılmalıdır. Tarih ve Türkçe bilinçli yayınlar teşvik edilip, acilen yayınlanmalıdır.

7) Haber kanalları tarafsız ve doğrucu bir yayın politikası takip etmelidir ki izleyicilerin aklında sempati veya antisempati oluşmamalı; halk bunu kendi aklı ile sorgulayarak bulmalıdır.

8) Meclis içindeki partilere verilen devlet ödeneği kaldırılmalıdır.Halkın, milletin partisi olduğunu iddaa edenler milletin desteği ile ayakta durmalıdır; vergileri ile değil…

9) Eğitim sisteminde, anaokulundan üniversiteye kadar olan süreçte tek tip ve uzun vadeli bir sistem geliştirilmeli, bu sistemde de öğrenci ilgisi,zekası ve yeteneği üzerinden oluşturulmalıdır.

10) ‘TÜRK SOSYAL MEDYASI’ kurulmalıdır.

11) Üniversite okuyan öğrencilere kredi desteği altında aylık yardım yapılarak devlete karşı borçlandırılmamalıdır. Ve okudukları şehirde onları sermaye olarak görmekten vazgeçilmelidir.

12) Meclis düzenini bozan vekiller ve partiler, meclisten uzaklaştırılmalıdır.

13) Evlerini kiraya verip, kira sözleşmesinede vergiden kaçırmak için az bir miktar yazdıran ev sahiplerine ceza verilmedir.

14) Halkın güvenlik zaafiyeti olduğunu düşündüğü yerleri gerekli yerlere zaman kaybetmeden bildirmelidir.

15) Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, demekten vazgeçilip; lafı bir kenara bırakıp, eyleme dökmeli; siyasi ve sosyal bir kuvayi milliye ruhuna geçilmelidir.

16) Memur ve işçi sınıfının çalışma saatleri eşit olup; çalışma saatlerinde düzenleme yapılmalıdır.

17) Üretimden fazlasını ihracat etme anlayışını ortadan kaldırıp; bundan doğan pahalı sebze ve meyze fiyatlarının önüne geçmiş oluruz.

18) Dini olarak ana kaynağın Kur’an olduğu gerçeğini unutup, hacılara hocalara inanmanın önüne geçerek bu terör belası azalır…

Bu 18 maddenin terör ve terörü azaltmakla ne alakası var, diyenlere her madde ile ilgili sayfalarca açıklama yapabilirim. Ayrıca bu maddeler birlik beraberlik ve toplumsal yapıyı düzenleyeceği gibi toplumsal huzuru ve güvenliği de arttıracaktır. İnan ki hepsini bir alakası var; kimi siyasi, kimi eğitim, kimisi, ekonomi, kimisi sosyal… Ama hepsinin şüphesiz bir etkisi var…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Mersin'de vazgecilmez an gecirmek isteyenlerin sitesi escort sizleri bekliyor!
Turkiyede adini duyurmus en kalitali porno film izleme sitesi porno videolar
www.mobilsikisleri.com
3D ile Porno izle
porno izlemek zevkli porno filmler hd mobil porno izle

mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno , mobil porno ,