$ DOLAR → Alış: 6,12 / Satış: 6,14
€ EURO → Alış: 7,20 / Satış: 7,23

GÜNDEM: TAMZARA DOKUMASI

Ayhan YÜKSEL
Ayhan YÜKSEL

GÜNDEM: TAMZARA DOKUMASI

UNUTULAN: 1915 ERMENİ İSYANI

Geçen 13 Haziran 2015’te Şebinkarahisar kaymakamlığı tarafından “Tamzara Dokuması”nı tanıtmak amacıyla “1. Tamzara Defilesi” düzenlendi. Defile ile unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımızdan biri olan Tamzara Dokuması tekrar gün yüzüne çıktı. Defileye moda ve tekstil sektörünün önemli davetlilerin yanı sıra çok sayıda ulusal ve yerel basın mensupları katıldı. Takdire şâyân bir organizasyon idi. Ama kaymakam Bey’in Rum ve Ermeniler’e yaptığı çağrıyı doğrusu defile ile pek bağdaştıramadık. Kendileri de bu defa Şebinkarahisar’da “açılım yaptı”. Ermeniler’in Türkler’e karşı hâlâ devam eden düşmanlığı yok sayıldı. Bir bakıma yerinden ayrılmalarının sorumlusu olarak gösterildik… Daha önce de bir belediye başkanımız Çepniler’in yurt tuttuğu kasabada olmayan “dinî ve etnik gruplardan” bahsetmişti. Kimse hemen bu açılımı turizme ile izah etmeye kalkışmasın… Misafire kucak açacağız, tüm eski eserlere sahip çıkacağız ama yapılan ihanetleri de tarihin aynasından görmeye çalışacağız… Rus işgal yıllarında Doğu Karadeniz halkının çektiği sıkıntıları, Ermeni asıllı Rus askerlerin yaptıkları mezalimi unutmayacağız…

Biz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “milletin hayatı tehlikeye düşmedikçe savaş bir cinayettir” ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” vecizelerini çok iyi biliyoruz. Bu tarih bilincinden yoksun beyanata ilk tepki gazetemiz yazı ailesinden Orhan Kılıçoğlu Bey’den geldi. Sağolsun!..

1.Dünya Savaşı’nda Şebinkarahisar’da meydana gelen ilk Ermeni olayı Pürk Hadisesi’dir. 10 Şubat 1915 günü Erzincan’a gelmekte olan Mülazım Nuri Efendi kumandasındaki Zara Gönüllü Takımı’na Ermeniler bir bahane ile Pürk köyünde saldırmışlardı. 15 Nisan 1915’te Sivas Vilayeti’nde illegal Taşnaksütyun Cemiyeti’nin Türk Ordusunun gerisinde ayaklanma çıkarmak amacıyla Ermeniler’i silahlandırdığını tespit edilmişti. Ancak iki ay sonra Şebinkarahisar’da bir Ermeni isyanı patlak verdi. Yakalanmış olan bir takım Ermeni asker kaçağı 15 Haziran 1915 sabahı askerlik şubesine nakilleri sırasında muhafızları şehit ederek kaçakları geri almaları ile birlikte isyan başladı. Ermeniler asker kaçaklarını teslim etmemekte ısrar ettiler. İlk gün ayaklanma elde mevcut 120 kadar asker ve çok az sayıdaki milis kuvveti ile bastırılmaya çalışıldı. Ermeniler, Şebinkarahisar kalesini ele geçirerek burada müdafaa tertibatı aldılar. Kaleye sığınan asi Ermeniler’in sayısı 500’ü bulmuştu. Ermeniler, mahallelerden ve köylerden gece baskınlarıyla ve pencereden attıkları kurşunlarla asker, kadın, çoluk-çocuk ayrımı yapmadan Türkler’i katletme faaliyetine giriştiler. Sıkıştırılan asiler Şebinkarahisar’da çok büyük bir yangın çıkardılar. Bu olayı daha ayrıntılı bir şekilde Sadık Sarısaman’ın yazdığı “Birinci Dünya Savaşı’nda Şebinkarahisar Ermeni İsyanı (1996)” adlı makalesinde takip edebilirsiniz. Burada dikkati çeken bir husus da Ermeniler’in Ruslar’ın kendilerini yalnız bırakmayacakları ve mutlaka bir yolunu bularak yardım edeceklerine inandırılmış olmalarıdır. Düşmanla işbirliği yapana ne yapılırsa Osmanlı da onu yapmıştır. Türkler’e tehcir bile değil, “soykırım” uygulanmıştır ama kimsenin hatırına dahi gelmemektedir ve dillendirmemektedir. Balkanlar’da Türkler’e “etnik temizlik” yapılırken öldürülen, yerinden-yurdun ayrılmak zorunda kalanların hiç mi hakları yok? Ermeniler tarafından öldürülen, yakılan insanlar… ASALA terör örgütünün öldürdüğü 38 masum diplomatlar… 1992 Yukarı Karabağ, Hocalı-Azerbaycan katliamları? Söz konusu Türkler olunca Batılı devletler için medeniyet, insanlık, dürüstlük, adalet, bilim hiçbir anlam ifade etmiyor. Biz Ermenileri “millet-i sadıka/sadık millet” olarak görürken Ermeniler şartlandırıldılar, kışkırtıldılar, sıkışık zamanımızda bize karşı maşa olarak kullanıldılar, isyanlar çıkarttılar, savunmasız köylere saldırdılar, Osmanlı Ordusuna arkadan saldırıp ikmal yollarını kestiler. İdarecilerimize biraz tarih bilgisi gerekiyor… Bu konuda Türk Ocakları Trabzon Şubesi Yayınları’ndan Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu’nun “Türk Ermeni İlişkileri ve 1915 Olayları (2015)” ve Justin McCarthy’ın “Ölüm ve Sürgün (1995)” çalışmalarını tavsiye ederim… Gidenlere ağıt yakılacağına Ermenistan’ın ilk başbakanı Taşnaksütyun Partisi’nin kurucusu Ovanes Kaçaznunu’nin beyanatını okusunlar…

Osmanlılık, çok kültürlü bir yönetim tarzı idi. Hıristiyan, Yahudi ve diğer etnik unsurlardan oluşmaktaydı. Devlet tarihçileri Türkleri hakir görür, Enderun sınıfını yüceltirlerdi. Azınlıkların Türk’e karşı hasmane tavrı Millî Mücadele günlerinde de devam etmişti. Cumhuriyet bu kozmopolit yapıyla varlığını sürdüremezdi, yeniden Orhun Anıtlarında yerini alan “Türk Budununa” dönmek durumundaydı. Şimdi yapılmak istenenler bunun tersi mi sormak gerekir!?!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.