$ DOLAR → Alış: 6,26 / Satış: 6,29
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

MERKEL PARA İLE SONUNU

Ayhan KASAP
Ayhan KASAP

Angela Merkel oniki yıllık başbakanlığı sürecinde, memleketi ve Avrupa kıtasını uçurumun başına getirmiş olması yetmiyormuş gibi, başbakanlık koltuğunu bırakmamak için, maddi yardım vaadiyle, bugüne kadar hep yükseklerden baktığı, hiç fikirlerini almak ihtiyacı duymadığı, memleketi ve kıtayı istila eden sığınmacılar konusunda, tamamen karşı görüşü savunan İtalya, Avusturya gibi ülkelerden yardım istiyor! Artık sözlerine değer verilmeyen, fikirleri sorulmayan, toplantılarda ön sıralarda yer bulamayan başbakan Angela Merkel, kendisini nasıl topal ördek yaptı, ona bakalım.
Büyük bir oy kaybıyla çıktığı son seçimlerin ardından, başbakan kalmak için, kolayca kurulabilecek olan koalisyon hükümetinin önünü tıkadı. Yaptığı kanunsuzlukların hesabını vermekten korktuğu için, hür demokratlarla yapılacak dörtlü koalisyon çalışmalarını sabote etdi. Ve sonun da otokrat icraatlarımı aynen sürdürebilirim inancıyla, tekrar büyük koalisyon hükümeti kurdu. Ama halkın devamlı pantolon giydiği için, Hosenanzug -pantolonelbise- ismini taktığı Merkel’in evdeki hesabı çarşıya uymadı ve memleketi bavyera olan içişleri bakanı, harıl harıl almanya’ya paraya koşan, memleketin kimyasını bozan istilacıların, kıtaya ayak basdıklarında kayıt edilenleri, tespit edip, tekrar bu memleketlere göndereceğini açıklayınca, Merkel tekrar koltuk telaşına düştü!
İçişleri sadece almanya ve AB’de yürürlükte olan kanunları hayata geçireceğini açıklıyor. Bunlara göre; mesela italya’ya ayak basanlar kayıtlarını yaptırıp, italya’ya iltica etme haklarını kullanırlar. Eğer italya veya yunanistan veya ispanya gibi kayıtlarını yaptırdıkları ülkelerden, başka ülkelere mesela, Almanya, Fransa veya Hollanda’ya geçip, iltica etmek isterlerse, bu arzuları yerine getirilmez ve kendileri ilk kayıt altına alındıkları ülkelere, yani italya ve diğerlerine iade edilirler. Bu sistem hiç çalışmıyor, neden çünkü Merkel 2015’in ekim’inde, macaristan’da her tarafı yakıp yıkan, kendilerine verilen su şişeleri ve yemekleri raylara fırlatan, ille de almanya’ya gitmek isteyen saldırganları, sorgusuz sualsiz memlekete almakla kalmayıp, onlarla selfie’ler çektirerek, bütün dünyayı almanya’ya davet etdi. AB anlaşmalarını veya memleketin kanunlarını hiç taslamadı. Bu davetden nasiplerini alıp, istilacıların ayakları altında kalan yunanistan, italya ve ispanya’nın yetkilileriyle bir masaya oturmayı, birlikte karar almayı hiç düşünmedi. Fransa yıllardır birlik kanunlarını uygulayıp, onbinlerce sığınmacıyı sınırlarından geri çeviriyor. Macaristan, Polonya, Çek cumhuriyeti ve Slovakya memleketlerine kesinlikle ticari ilticacı almıyacaklarını açıklıyorlar. Merkel’den çıt çıkmıyor! Ne zamanki kıçının altındaki koltuğu kaybetme emareleri beliriyor, hemen faaliyete geçip, daha düne kadar isimlerini anmadığı, yüzlerine bakmadığı bu ülkelerden yardım istiyor!
Burada sınırlardan başka ülkelerde kayıt altına alınanların, geri gönderilmesiyle Merkel’in başbakanlığı arasındaki bağlantıyı belirtelim: Koalisyon hükümetini oluşturan bütün partiler, aynen Merkel gibi Almanya’yı afrikadan gelen insanlarla doldurmak istiyorlar. Hükümet dışındaki hür demokratlar da, bu hükümet yıkılırsa, yeniden kurulacak olana ortak olabilme arzusuyla, bu politikayı destekliyorlar. Halkın en az yüzde sekseni bu politikaya karşı. Seçim sonuçları da bunu doğruluyor. Halka karşı yapılan bu icraatın kârlısı, ilk katıldığı genel seçim de meclise giren ırkçı partı AFD. Hükümetin tutumu bu partinin oylarını otomatikman artırıyor. Hükümet dışında olan Cem Özdemir’in partisi, (artık parti de Özdemir’in sözü pek geçerli değil) yeşilleri unutmıyalım, onlar da dört gözle hükümetin yıkılmasını bekliyorlar, yenisine katılabilmek için! Onların programında almanya hiç yok!
Bir de tablonun akdeniz tarafı var: Çeşitli isimler altında alman kurtarma gemileri Afrika ile avrupa arasında dolaşıyor. Cezayir, Libya, Tunus ve Fas’da toplanan insanlar, bu gemilerin varlığından haberdarlar. Çok eski botlarla kıyıdan biraz uzaklaştıkların da, adı geçen bu gemiler hemen bu insanları kapıp, insan hayatı kurtarma fasa fisosu altında italya veya ispanya’ya boşaltıp, tekrar afrika kıyılarına dümen kırıyorlar. İtalya ve İspanya bu gemileri son haftalarda limanlarına sokmadı, Malta’da onlara katıldı. Gemi personelleri mahkemelere çıkarıldılar. Merkel’in hiç itirazı olmadı.
Önceki hafta Merkel’in can havliyle yaptığı davete, kıkır kıkır gülerek katıldı AB üyeleri. Gülmeyi çoktan unutan Merkel hanım başarı karnesini açıkladı: Efendim toplantıya katılan ondört ülke de gönüllü olarak sığınmacıların toplanacağı merkezler yapılacakmış, hayır yapılabilirmiş. Sığınmacılar buralarda kayıt altına alınıp, arzu edilen diğer ülkelere, gönderilebilecekmiş. Türkiye ile yapılan antlaşma gibi kuzey avrupa ülkeleriyle de anlaşmalar yapılıp, buralarda da kamplar kurulabilirmiş. Böylelikle memleketin vazgeçilemez! başbakanı tecrübesini konuşturup, soruna çözüm getiriyormuş.. Ve hükümetin önü açılmışmış… Vah vahhh vahhh!
Daha konuşmanın mürekkebi bile kurumadan, toplantıya katılan macaristan, polonya, çek cumhuriyeti yetkilileri, Merkel’i yalanlayıverdiler. Hatta Merkel Arnavutluk ve Kosova’ya da memleketlerin de, kurulacak sığınmacı toplama kamplarına karşılık, AB üyeliği bile teklif etmiş. Bu ülkeler de kesinlikle, sonunda AB üyeliği oluyor olsa da, toprakların da böyle kampların kurulmasına müsaade etmiyeceklerini açıkladılar. Ertesi gün başta Libya olmak üzere Kuzey Afrika ülkeleri de, milli menfaatlerini, bağımsızlıklarını, paraya değişmiyeceklerini, sınırları içinde Merkel hanımın misafirlerine kamp kurmayacaklarını, yâni başbakanlık koltuğunu kurtarması için yardım etmiyeceklerini, haklı olarak açıkladılar. Bu sırada mahkemeler başbakanın kanunları çiğneyerek aniden kapatma kararı aldığı atom santrallerini çalıştıranlarını açtığı tazminat davalarını kabullenen kararlarını açıkladılar: İlk başta sadece bir milyar Eurocuk! Yanıbaşımızdaki ayakta zor duran Fransız ve Belçika santralleri çalışıyor, son model ve emniyetli alman santralleri kapanıyor! Madam Merkel’in çözdüğü çözüm!
Merkel acınacak sonunu milletin parasını dağıtarak biraz uzatıyor. Başarılı olması mümkün değil. Bu sorumsuz tutumuyla hem memleket insanının bugününe, hem de sadece eğitim yönünden baktığımız da bile, yarınına (almanya eğitim de orta sıralar da sığınmacıların yıllık maliyeti en az elli milyar euro bu parayla öğretmen açığı kapatılır okulların sayısı artırılıp bütün gün ders verilebilir kreşler yeterli sayıya çıkarılabilir) zarar veriyor!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.