$ DOLAR → Alış: 6,54 / Satış: 6,57
€ EURO → Alış: 7,46 / Satış: 7,49

NASIL BİR BAŞLIK KOYMALIYIM BİLMİYORUM

Yalçın DURAK
Yalçın DURAK

Geçen sene Tirebolu’ya geldiğimde TİREBOLU BU MU?  Başlıklı üç yazı yazmış ve  sayın Başkan Abdullah Karapıçak’a gördüğüm aksaklıkları hatırlatmıştım. Aradan tam bir koca yıl geçti. Bakıyorum değişen bir şey  yok.  Hani ünlü bir söz vardır: “eski tas, eski hamam, yalnız talaklar değişmiş” derler.    İşin garibi Tirebolu’da  talaklar da değişmemiş,  aynı. Gördüğüm kadarı ile benim dile getirdiğim sorunlar aynen devam ediyor. Ha değişen bir iyi şey var, Adliye nihayet yerine taşınmış.
Geleli yaklaşık bir ay oldu. 16mayıs akşamı 12 saatlik bir yolculuktan sonra, akşam eve girdik. Yorgunluğumuzu gidermek için erkenden yattık. Sabahleyin kalkınca yüzümü yıkamak için lavaboya gittim. O da ne, musluktan su yerine tıııs sesi geliyor. Su bana sanki: “ Burası Tirebolu, ben de hala aktivitemi koruyorum.  Canım ister akarım, istemez ise musluklardan tıslarım,” diyordu.
Suyun kesilmesi yetmezmiş gibi, elektrik de çok çabuk hatırımı sordu. Hani geçen seneki yazımda biraz da argoya kaçan  “osuruktan güçlüce bir rüzgar esse, bizde elektrikler kesilir” diye yazmış ve bazı okurlarımın oldukça haklı eleştirilerini sineye çekmiştim.  Ama geldikten sonra ilk fırtınada yine elektrikler kesildi. Adeta “cemaat ne derse desin, imam bildiğini okur” dercesine.
Ya kanalizasyon sorunu? Sayın Burhan Takır’ın belediye başkanlığı döneminde Tirebolu Balıkçı Barınağı yüklenicisi Sağlamlar firmasına, Kaledibinden başlayarak,  Hamam Mahallesi, Çintaşı, Çarşı ve Yeniköy mahallelerinin,  yani Tirebolu’nun hemen, hemen tüm kanalizasyonu toplayan ve bunu güzelim Barabut Koyuna akıtan bir kapalı kanal yaptırmıştı. Ancak bu kanal yapılırken kanal zemininde her 50 metrede bir. 80×80 cm. boyutunda kare şeklinde açıklıklar bırakılmıştı. Bu şekilde kanaldan geçen lağım sularının bir kısmı, hem de yüklü bir kısmı dolgu kayalarının arasından liman içine sızması sağlanmış, böylece Barabut Koyuna akan lağım suyun debisi bir miktar düşürülmüştü. O günlerde bu konuda yazdığım bir yazıda “bizim liman artık kurtuldu, eskiden direk lağım suyu akıyordu limana, şimdi ‘SÜZÜLMÜŞ BOK SUYU’ akacak” diye yazmıştım. Bu yazdığım bugün aynen kendini gösteriyor. İsteyene liman içine sızan bu lağım suyunun yarattığı pisliği göstermeye hazırım. Neyse benim üzerinde durmak istediğim esas konu başka. Hala Barabut Koyuna Tirebolu’nun lağım suları akıyor. Sayın Burhan Takır zamanında yapılan kanalizasyon tesisatı neden hala tamamlanamadı. Buna doğa bile tahammül edemedi ve sonunda güçlü bir fırtına ile bu kanalın Barabut’taki kısmını yıktı. Bundan ders alan odlu mu? Sayın Karapıçak güya sen iktidar partisi belediye başkanısın. Muhalif parti belediye başkanı olmasına karşın Sayın Takır’ın başlattığı ve bitme aşamasına yakın sana devrettiği kanalizasyon konusunda ne yaptın. Neden hala Barabutu ve Limanı bok götürüyor.
Sayın Karapıçak geçen seneki yazımda balıkçı barınağının mendirekteki beton platformunun pisliğini dile getirmiştim. Geçen sen oraya  bir çöp konteynırı koymuştunuz. Bu konteynır doluyor etrafı da gene çöplük gibi oluyor, ama arada bir alınıyor ve  gene de bir işe yarıyordu. Bu sene onu da kaldırmışsın. Platform yine pislik içinde. Bir önerim olacak; Her gün Çevreyolu Sokağını  (Eski pazaryeri) gayet iyi temizleyen,  temizlik işçisi bir delikanlı var. Bu delikanlıyı haftada  bir gün (Cumartesi olabilir) platformu temizlemekle de görevlendir. İnan bu sorun bu şekilde halledilir. Ancak işçinin süpürdüğü çöpler denize atılmaması için konteynırın da yine oraya konulması ve onun da haftada bir boşaltılması lazım.
Evet Sayın Başkan bir konuda iktidar partili belediye başkanı olduğunu kesinlikle kanıtlıyorsun. Bir zamanlar plajın arkasındaki apartmanlar yapılınca bu semte sanki çok güzel bir şeymiş gibi, “ETİLER” ismi takılmıştı. Reisiniz Sayın R.T. ERDOĞAN  Türkiye ekonomisin ayakta tutabilmek için, nasıl bütün gücüyle inşaat sektörüne yüklenip, özellikle güzelim İstanbul’u nasıl  beton yığını haline getirip, sonunda da  “İSTANBUL’A İHANET ETTİK” dediyse, sen de inşallah bir gün “ETİLERİ MANHATTAN’A ÇEVİRDİM, TİREBOLU’YA İHANET ETTİM” dersin,  ya da diyebilirsin.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.